CF

Tehlikeli Madde Bülten Yorumları

 Merhabalar,

 

Bilindiği gibi gibi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından uygulanmak üzere mevzuat yayınladı. Bu mevzuata göre yapılmış sınavlarla danışman olmuş kişiler olarak, Türkiye' nin hiç alışkın olmadığı ve alışmakta güçlük çektiği bir sektördeyiz.

 Bir çoğumuz danışmanlık sınavlarına hazırlık sürecinde, bir takım hayallere dalmıştık. Kolay bir danışmanlık karşılığında, çok yüksek ücretler kazanabileceğimize dair haberler yapılmıştı medyada. Sadece bir sınav karşılığında yapılacak bir iş gibi göründü ya da gösterildi bizlere.

 Eğitimlere katılım gerçekleşti, sınav için hummalı çalışmalaryapıldı, 3.5 saatlik, kitap açık, 40 soruluk sınavlar başarıyla sonuçlandırıldı ve işte beklenen gün geldi. Artık danışmandık ve çalışmaya başlamalıydık.

 Ancak kazın ayağının hiç de tahmin edildiği gibi olmadığı ortaya çıkmaya başlamıştı, daha ilk danışmanlık günlerimizde. Sektörün taraflarından ikisinin durumunu kendi penceremden, ele almak istiyorum:

 -Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü

 Genel Müdürlük, sınavların gerçekleştiği tarihlerde, Polonya ve Litvanya ile beraber 2014 yılının ortalarında başlayan ve 2015 yılı sonuna kadar süren bir Eşleştirme Projesiyle ile ilgili çalıştı.

 Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik, Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesinin Düzenlenmesine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge, Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı Tebliği hatta Yol Denetim Tebliği yayınlanmıştı.

Ancak belki farkındaydılar belki değildiler daha başlangıçta bazı şeylerters gidiyordu. Mesela, Tehlikeli Madde Faaliyet Belgelerinin alımına ilişkin son tarih 31.12.2014 olarak belirlenmişti yönetmelikte.

 Ancak bu belgeden, o zamanlar çok az kişinin haberi vardı ve bu belgenin edinilmesi, beyana dayalı usul ile gerçekleşiyordu.

Yani meseleden habersiz olanlar veya haberi olup da bu işe denetim olmadan dahil olmak istemeyenler çoğumuzun piyasada karşılaştığı gibi, 1.5 yıldır hiçbir işlem gerçekleştirmeden faaliyetlerini sürdürüyorlar.

 Bu durum daha farklı olabilir miydi peki? Bana göre olabilirdi.

 İşletmelere, NACE kodu denilen bir kod ile beraber, işletme açma hakkı tanınıyor. Bu NACE kodlarında, aşağı yukarı tehlikeli madde ile ilgili işlem gerçekleştiren firmaları tespit, mümkün oluyor.

 Elbet bu firmalara, özel birer tebliğ gönderilerek bu işin ehemmiyeti onlara aktarılabilirdi.

 Kurum yöneticileri şunu diyebilirler. "Biz bu tebliğleri gerçekleştirdik. Gerekli kurumlara gerekli tebliğler gönderildi."

 Alsında doğru;

 16 Kasım 2015 tarihinde, belirli kurumlara

gönderilmiş olan tebliğle, bazı firmalar sadece fikir almakla yetinip, denetleme mekanizmasının işlemediğini gördüklerinde, süreci uzattıkça uzatarak bu yükümlülükten kaçındılar.

 Örneğin Sağlık Bakanlığı' na da gönderilen bu tebliğ hala özel hastanelerin büyük bir çoğunluğuna ulaşmış değil.

 Tebliğin ne kadar etkili olduğu konusunda, görüştüğümüz firmalardan edindiğim izlenimi paylaşmak isterim. "Biz Sağlık Bakanlığı'na bağlıyız. Onlar ne derse onu yaparız" bizleri deTMKTDGM' yi hiçe sayan bir cevapla karşımıza duvar ördü bir çok hastane.

(Ben yazımı bitirmek üzereyken 13.06.2016 tarihinde TMKTDGM yeni bir genelge yayınladı. Bu genelge ile gittiğimizde de bir çok kurumda değişen bir şey olmadı) Hastaneler gibi bir çok farklı sektörde gerçekleşen tehlikeli madde faaliyetlerine ilişkin firmalarla katıldığım görüşmelerde, azda olsa klasik cevaplarla karşılaştım. "Denetimler başlayınca düşünürüz" "Faaliyet belgesini aldık ama ne soran var ne eden... Denetimler başlayınca danışman ediniriz..."

"Bizim danışmanımız var. Hizmet aldığımız OSGB/Çevre Danışmanlık firması bedavaya/300'e/500'e veriyor bize bu hizmeti."

"Resmi gazetede yayınlanan her şeyi takip etmek zorunda değiliz. Bize henüz ulaşmış birtebliğ yok.Tebliğ gelince bakarız" gibi...

Verileri incelemeye çalıştım:

Karayolları Genel Müdürlüğü' nün, 3 Mart 2016 tarihli istatistik verilerine göre, ülke çapında Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi almış işletme sayısı 16.448'.

Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanları ve Eğiticileri Derneği tarafından hazırlanmış olan, 2015 yılına ait sektör verilerine göre, Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi alması gereken işletme sayısı, yaklaşık 50.000 civarında.

 2018 yılı itibarı için belirlenen rakam da tahmini olarak 90.000 (250.000 - 300.000 firma var bunlara danışman lazım haberleri çıktığında TMKTDGM' nin yayınlamış olduğu duyuruda yazan rakam). Bu sayı içerisinde, neden muafiyet kapsamında yer aldığını kişisel olarak olarak anlamlandıramadığım nakliyeciler, perakende akaryakıt ve benzeri ürünlerin satıcıları da var.

Danışmanlık hizmeti alan firmalarla ilgili bir istatistik mevcut değil. Ayrıca kururmsal danışmanlık hizmeti verenlerle ilgili de bir istatistik mevcut değil.

 Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı' nın 2015' e ait performans verileri kontrol edildiğinde yorum yapmak daha da kolay hale geliyor.

 Kurum bunların hepsinin önüne geçebilirdi. Belki biz biraz idealist davranıyoruz.

 Sosyal medyada, bu durumlara ilişkin, yüzlerce sitem yazısı okumuşumdur belki de.

 Bizzat ben de çok isyan ettim. Benim de görüştüğüm firmalardan bazıları, daha düşük fiyattan hizmet vermeyi taahhüt eden kişilerce yöneldiler.

 Özellikle lisans mezunu olup da iş bulamayan yüzbinlerce vatandaşımız var. Durum bu iken bana göre, Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı gibi 16.06.2015 tarihinde, TMKTDGM tarafından yapılan duyuruya göre 16.000 ila 18.000 Lisans mezununa istihdam sağlayabilecek bir sektörün, bir ek iş kapısı olarak lanse edilmesinin önüne geçilmeliydi, işin ülke ekonomisine etkisi de son derece önemli bana göre. Devletimiz açısından bakalım ve diyelim ki, bu meslek sadece ek iş olarak gerçekleştiren Çevre Danışmanlık Şirketleri ve OSGB' lerin eline kaldı. TMKTDGM' nin ele aldığı 16.000 danışmanın her birinin, sadece 1 firma ile anlaşma sağladığını ve bunun asgari ücretten gerçekleştiğini varsayalım. Kişi başına, devletimizin alacağı asgari vergi 200 TL' dir. Yani, TMKTDGM' nin hesabıyla yola çıkıldığında, danışman sayısı 16.000' de doygunluk noktasına ulaşırsa, kayıt dışı çalışma ortamından dolayı devletimiz, en az 3.200.000 TL zararda. Biz danışmanlar açısından bakıldığında, zaten işsizlik önemli bir sorun. Malesef, Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı, henüz bir meslek değil. Bir meslek kodu veya Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından belirlenmiş bir standardı yok. Bu da büyük handikap.

Sistem üzerinden,Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi olup da Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı istihdam etmeyenlerin kontrolünün ben çok zor omadığını düşünüyorum.İç İşleri Bakanlığı bünyesi bölgeler bazında, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı personellerinden bir kısmı denetim eğitimi almışlar. Ancak denetlemelere ilişkin sağlıklı veriler olmadığından dolayı net yorum yapamıyorum.

 Yapılabilecek denetlemelerde, bana göre eksik bazı şeyler var:

 Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetime gidiyor işletmeye, İş Güvenliğiyle alakalı. Tehlikeli Madde Güvenliğine ilişkin en ufak bir atıf yok.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı lisanslarında olsun, denetimlerinde olsun hiçbir ibare yok.

 Belediyelerin bünyelerinde bulunan Zabıta Müdürlüklerinin yaptıkları denetimlere varana kadar, öyle imkanlar var ki istense... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanları Kimilerinin büyük heyecanlarla işsizliğe karşı atılmış bir adım olarak, kimilerinin geleceğe yatırım olarak,kimilerinin de ek gelir olarak görüp, adım attığı bir iş oldu Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı. Danışman olabilmek için gerekli tek yetkinliğin lisans belgesi olması olunca, ülkemizdeki lisans mezunlarının yaklaşık 25.000 tanesi eğitimler aldı ve sınavlara katıldı.

Mevcut durumda, yaklaşık 7500 kişinin Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı olduğunu düşünüyorum.

 Aslında fena rakam sayılmaz.

 Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanları ve Eğiticileri Derneği' nin hazırlamış olduğu, 2015 yılına ilişkin Sektör Analizi'nde bulunan verilere göre, yaklaşık 2.500 kişilik bir eksiği olduğunu varsayıyorum.

 2018' de muafiyetleri bitecek olan işletme sayısı, herkesin hatırlayacağı gibi 90.000 civarındaydı.

 TMKTDGM de heralde planlamasını yapmıştır ki 2018 yılında gereken sayıyı tamamlarız.

 Tamamlarız tamamlamasına da acaba bu işi hakkıyla yapabilecek mi herkes?

 Bu konuda herkesin şüpheleri olduğu inancındayım.

 Mevzuat bilgisi, lojistik bilgisi, iş güvenliği bilgisi ve çalışılan alanlara göre spesifik bilgilerin gerektirdiği bir iş alanı olduğunu, aşağı yukarı görüldüğünü düşünüyorum.

 Ha derseniz ki ben sadece petrol istasyonları ve alıcı-boşaltan statüsündeki işletmelerle ilgileneceğim, sizlere kolay gelsin diyorum. Orada bile sıkıntılar yaşayacağınız düşüncesindeyim.

Bu iş komplike bir iş ve delikanlılığın da pek sökmeyeceği bir iş.

 En ufak bir hatanın, cezalarla karşılandığı bir iş(Tabi denetimler olmadığından kimse bundan korkmuyor, ancak herkesin istediği denetimler başladığında bunu daha iyi anlayacağız).

 Eksiğiz arkadaşlar. Bunu kesinlikle bilmeliyiz. Kendimizi dev aynasında görmeyelim kesinlikle.

 Sadece sınav kazanarak ve daha önce çalışmış olduğumuz sektörlerde edindiğimiz tecrübelerle bu iş pek yürümüyor. Yürümesi taraftarı da değilim. İşimiz, UNECE tarafından hazırlanmış bir mevzuatla geçiştirilecek bir iş değil. Bir çok eksiğimiz var sektör olarak. Hala, danışman kimdir? Danışman ne yapar? Sorularının cevaplarını tam manasıyla alamıyoruz iş görüşmelerinde.

Hala insanlarımız "Alın belgemi tepe tepe kullanın, bana da üç beş atarsınız" derdinde. Hala insanlarımız, oturdukları yerden para kazanma derdinde.

 Tabi istisnalar yok değil.

 Mesela, sosyal medyada olsun, mailler yoluyla olsun, danışmanlık yaptıkları şirketler için bizlerden ücretsiz danışmanlık isteyen arkadaşlar da var.

 En sevdiklerim ise işini gerçek manada yapmaya çalışanlar. Usulüne uygun, zaman harcayarak, A'dan Z'ye her kalemi tek tek kontrol eden ekiplerle, bir yerlere varmaya çalışan ama boşa kürek sallayan arkadaşlar. Bu arkadaşlarımız çok değerliler, ancak bu kişilerin de yakında nesli tükenecek.

 Ekip halinde çalışan ve işin gerektirdiği şekilde, maliyetler doğrultusunda teklifler veren bu arkadaşlarımız; karşılarında bireysel danışmanların "Abi ne kazanırsam kardır. 1,0'dan her zaman iyidir" fikriyatıyla verdikleri düşük tekliflerden, OSGB ve Çevre Danışmanlık firmalarının "Biz, size bu işi, diğer hizmetlerimizin yanında bedavaya / 300'e / 500'e veririz" zihniyetiyle, verdikleri tekliflerden ve sadece görünüşte verilen hizmetlerden dolayı, asla iş yapamayacaklar. Bir sektörün yüksek değerleri de böylece silinip gidecek ve sonunda, enkaz haline gelmiş bir sektörle baş başa kalacağız gibi duruyor.

Bu iş böyle gitmemeli.

 Madem kurumlar gerekeni yapmıyor, bizler elimizi, bazı konularda taşın altına koymalıyız.

 Biz danışmanlar ve sivil toplum kuruluşlarımız bir araya gelerek, öncelikli olarak Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı' nı, sadece 1.8.3.3 olarak ele almamalı ve bu işin nasıl hakkıyla yapılabileceğine ilişkin bir çalıştay düzenlemeliyiz.

 Bir meslek standardı oluşturmalıyız.

 Meslek standardı oluşturduğumuzda,aşağı yukarı bir firmanın danışmanlık hizmeti için ödeyeceği bedel de ortaya çıkacaktır.

 Eğer hizmetin standardı belli olursa, standarda uymayanlar çember dışında kalır ve kimse kimsenin şirketi ile muhatap olmak durumunda kalmaz.

 Unutmayın bilgi satıyorsunuz.

 Bilgi en değerli hazinedir.

 Bu kadar ucuz olmayın!

 Bu yazımda genel itibariyle kötü örnekleri ele almış bulunmaktayım. İyi örneklerimiz elbette ki bu yazılanlara muhattap değildir. Önümüzdeki yazımızda daha ince bir konuda görüşmek üzere.

Ömer Faruk Şaylan

TMGD