Neden ADR TÜRK?

Yönetmeliğe uyum, sadece bir dokümantasyon faaliyeti olmayıp;  doğru sonuca ulaşmak, zaman, iş gücü, ekonomi ve bunun gibi kaynakları doğru kullanmak ve sürdürülebilir güncel bir yönetim sistemi kurmak çok önemli bir süreçtir. Güvenlik Raporu hazırlık süreci özenli bir mühendislik çalışmasını içermekte olup, bunun için kendini kanıtlamış modelleme, hesaplama ve veri tabanı yazılımları kullanılmasını gerektirmektedir. En güncel yazılımlarla birlikte profesyonel hizmet ADRTÜRK uzmanlarının işidir.

ADRTÜRK ile;

  • İşyerinde güvenliğin sağlanması için gereken sorumluluklar belirlenecektir.
  • Güvenli bir işyeri hedefine ulaşmak için gereken ölçütler belirlenecektir.
  • İşyerinde GYS’nin uygulanması ile ilgili kontrol mekanizması tesis edilecektir.
  • GYS ile bir işletmede sürekli iyileşme sağlanacaktır.

 

SEVESO BEKRA NEDİR?

Seveso, kuzeybatı İtalya’da Milano’ya 20 km uzaklıkta küçük bir kasabadır. Kentin hemen yanı başında bulunan ICMESA Chemical Company’ye ait fabrikada 10 Temmuz 1976 günü triklorofenol (TCP) üretimi yapan bir reaktördeki patlama sonucu beyaz bir gaz bulutu çevreye yayılmıştır ve bugüne kadar bilinen en zehirli gazlardan biri olan dioksin gazı sızıntısı meydana gelmiştir. Meydana gelen hayvan ölümleri ve artan hasta şikayetleri neticesinde yapılan kontroller sonunda kasabada geniş bir bölgenin tamamen kirlendiği anlaşılmış ve 100 kadar ev tamamen boşaltılmıştır. ICMESA fabrikasının iki direktörü Herwig von Zwehl ve Paolo Paoletti tutuklanmıştır. Seveso kazası sonrası topraktaki ve kazazedelerin kanındaki dioksin miktarı ve bunun etkileri birçok araştırmacı tarafından daha sonra incelenmiş ve kazanın sağlık etkilerinin yirmi ile yirmi beş yıl sonra da devam ettiği kanıtlanmıştır.

Meydana gelen bu büyük kaza ve sonrasında endüstriyel kazaların oluşmasının engellenmesi ve gerekli önlemlerin alınması adına hazırlanmış olan İlk olarak 24 Haziran 1982 82/501/EEC nolu Seveso I Direktifi tarihinde yayınlanmıştır.  Avrupa’da devam eden kazalar sonrasında, bu direktifin etkinliğinin artırılması ve kapsamının genişletilmesi amacıyla 1996 yılında 96/82/ECS Seveso II Direktifi olarak yayımlanmış, 2003 yılında bir kez daha gözden geçirilerek 2003/105/EC Direktifi olarak revize edilmiştir. Son olarak 2012/18/EU numaralı Seveso-III Direktifi 26 Haziran 2012 tarihinde AB Bakanlar Konseyinde kabul edilmiş olup,1 Haziran 2015 tarihi itibariyle Avrupa Birliği bünyesinde uygulanmaya başlanmıştır.

Seveso II Direktifinin ülkemiz mevzuatına uyumlaştıran “Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca oluşturulan bir komisyon tarafından hazırlanarak, 30 Aralık 2013 tarih ve 28867 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

  1. Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması (BEKRA)

Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik Ek-1’in Bölüm 1 ve Bölüm 2’de yer alan tehlikeli kimyasalları bulunduran kuruluşların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait online.cevre.gov.tr portalına,  bulundurdukları kimyasalları miktarları ile beraber  beyan etmeleri gerekmektedir. Yapılan bildirim sonrasında işletmeler, sistem tarafından “Alt Seviyeli Kuruluş”, “Üst Seviyeli Kuruluş” veya “Kapsam Dışı” olarak sınıflandırılır.

Ayrıca beyan edilen bilgilerin dışında, beyan edilen tehlikeli maddelerin niteliğinde, miktarında veya uygulanan proseslerin değişiklik yapılması halinde yirmi iş günü içerisinde bildirimin güncellenmesi gerekmektedir.

  1. Alt Seviyeli Kuruluş

Ek-1’in Bölüm 1 ve Bölüm 2’sinde verilen tehlikeli madde listelerinde, Sütun 2’deki eşik değerlere eşit veya üzerinde, ancak Sütun 3’teki değerlerin altındaki miktarlarda tehlikeli madde bulunduran kuruluşlardır.

BKÖP1, QRA2, GYS3 çalışmalarını hazırlamakla. yürütmekle ve sunmakla yükümlüdürler

  1. Üst Seviyeli Kuruluş

Ek-1, Bölüm 1 ve Bölüm 2’de verilen tehlikeli madde listelerinde, Sütun 3’teki eşik değerlere eşit veya üzerindeki miktarlarda tehlikeli madde bulunduran kuruluşlardır.

BKÖP, QRA, GYS, GR4, DADP5 çalışmalarını hazırlamakla. yürütmekle ve sunmakla yükümlüdürler

  1. Yetkili Otorite ile İşbirliği:

İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri, domino etkisi, HADP6, planlaması gibi çalışmaları yürütür. Bu çalışmaların hazırlanması, tatbikatı ve yürütülmesi  hakkında işletmelerden gereken desteği alır ve görüş alış-verişinde bulunur

  1. BKÖP  : Büyük kaza önleme politika belgesi
  2. QRA   : Kantitatif risk değerlendirmesi
  3. GYS   :  Güvenlik yönetim sistemi
  4. GR  :  Güvenlik raporu
  5. DADP  : Dahili acil durum planı
  6. HADP: Harici acil durum planı

 

  1. Büyük Kaza Önleme Politika Belgesi

Alt seviyeli bir kuruluşun işletmecisi Büyük Kaza Önleme Politika Belgesi Tebliğinin ekinde yer alan bilgileri içeren ve BKÖP belgesi formatına göre büyük kaza önleme politika belgesi hazırlar veya hazırlatır. Ayrıca, üst seviyeli kuruluşlar da GYS’nin bir parçası olarak BKÖP hazırlamak durumundadırlar.

Büyük kaza önleme politika belgesi yazılı olarak hazırlanmalı ve işletme sahibinin tüm amaçlarını ve büyük kaza tehlikelerinin kontrolü ile ilgili eylem prensiplerini içermelidir.

  1. Kantitatif Risk Değerlendirmesi

İşletmeci, kantitatif risk değerlendirmesinde kullandığı güvenilirlik verisi ile büyük kaza senaryolarında kullandığı olasılık verilerini, bakım kayıtları, kaza analizleri veya enstrümantasyon güvenlik sertifikasyonu gibi hangi veri bankalarından aldığı konusunda ayrıntılı bilgi verir.

Kantitatif risk değerlendirmesinde, büyük kazaya yol açabilecek tehlikeler ve aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınır:

  • Tehlikeli kimyasalların sınıflandırılması, bu kimyasalların miktarları ve karşılıklı etkileşimleri.
  • Kimyasal maruziyetin insan ve/veya çevre açısından değerlendirilmesi.
  • Patlayıcı ortamlar ve bu ortamların kalıcılığı, patlayıcı ortam sınıflandırması ve bu alanlarda kullanılacak ekipmanların uygunluğu.
  • Proses içerisindeki tehlikeli ekipmanların belirlenmesi ve gruplandırılması.
  • Proses tehlikeleri ile proses ekipmanlarının ve/veya enstrümanlarının karşılıklı etkileşimleri.
  • Proses enstrümanlarının ve acil durum kapatma sistemlerinin güvenilirlik değerlendirmesi ve sertifikasyonu.
  • Bakım ve onarım işlerinde güvenilirlik verisi.
  • Güvenilirlik merkezli gerçekleştirilecek bakım ve risk temelli kontrol yöntemleri.
  • Büyük kaza senaryolarının kök neden ve sonuç analizi.
  • Geçmişte yaşanan kazalar ve bu kazaların nicel tekrarlanma olasılıkları.
  • İnsan hataları ve güvenilirlik analizi

 

  1. Güvenlik Yönetim Sistemi

Güvenlik Yönetim Sistemi, İşletmenin Seveso II direktifini uygulayabilmesi için gerekli yönetim organizasyonunun kurulması ve bu organizasyon dahilinde, büyük kaza önleme politikasının belirlenmesi ve uygulanması için prosedürleri, süreçleri ve kaynakları da içine alan genel yönetim sisteminin bir parçasını ifade eder.

GYS hazırlanırken ilgili yönetmeliğn Ek III’te belirtilen ilkeleri dikkate alınır.

BU İLKELERİN ANA BAŞLIKLARI;

  • Organizasyon ve personel                      Büyük kazaların belirlenmesi ve değerlendirilmesi
  • İşletim kontrolü                                       Değişimin yönetimi
  • Acil durumlar için planlama                 Performansın izlenmesi
  • Denetleme ve inceleme

olarak sınıflandırılır.

Operasyonel verimlilik, maliyet ve zaman kısıtları altında en üst düzeyde güvenlik seviyesine ulaşmak hedeflenmektedir. Etkin bir GYS ile işletmelerin kazalar ile ilgili direkt ve endirekt maliyetlerinde önemli derecede azalma olacaktır. Genel olarak etkin bir GYS, aşağıda belirtilen unsurları içermelidir

  • Risklerin yönetiminde işletmenin nasıl bir yapılanmaya sahip olduğunun belirtilmesi
  • İşyerinde mevcut olan riskler ve risklerin kontrol tedbirleri.
  • İşyerinde etkin iletişimin uygulaması.
  • Uygunsuzlukların belirlenmesi ve düzeltilmesi için süreçlerin uygulaması.
  • Sürekli iyileştirme sürecinin uygulaması.

 

  1. Güvenlik Raporu

Üst seviyeli bir kuruluşun işletmecisi, asgari olarak Ek-2’de belirtilen bilgileri içermek kaydıyla 11. maddenin 12. fıkrası uyarınca çıkarılacak tebliğdeki formatı ve formattaki bilgileri dikkate alarak bir güvenlik raporu hazırlar veya hazırlatır.

Güvenlik raporu; kuruluşun, kuruluşun çevresinin, kuruluşta yürütülen faaliyetlerin ve proseslerin tanıtımının yapıldığı, Ek-3’te belirtilen ilkeleri içerecek şekilde kuruluşta uygulanan güvenlik yönetim sistemi ile ilgili bilgilerin ve işletmecinin taahhütlerinin bulunduğu bir belgedir.

Güvenlik raporu; Kazaya ramak kalma, Kullanılan prosesin, mevcut tehlikeli maddelerin niteliğinin, miktarının veya depolama şeklinin değiştirilmesi, Ek-3’te belirtilen güvenlik yönetim sisteminde bir değişiklik yapılması durumlarında ve denetimlerde gerek görüldüğü takdirde güncellenir.

İşletmeci güvenlik raporunu, yukarıda belirtilen durumlarda yapılan güncellemeleri de kapsayacak şekilde, yeterli bulunduğu tarihten itibaren her beş yıllık süre içerisinde günceller ve beş yıllık sürenin bitiminden itibaren yirmi iş günü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderir. Belirtilen sürede kuruluşa ait güvenlik raporunun mücbir nedenler haricinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ulaşmaması halinde güvenlik raporunun olmadığı kabul edilir. Beş yıllık süre sonunda güncellenen güvenlik raporu hakkında 11 inci madde uyarınca işlem yapılır.

  1. Dahili Acil Durum Planı

Üst seviyeli bir kuruluşun işletmecisi, güvenlik raporunun içerik ve yeterlilik yönünden uygun bulunduğunun kendisine bildirilmesinden itibaren otuz iş günü içerisinde  asgari olarak Ek-4, Kısım 1 ve Kısım 2’de belirtilen bilgileri içermek kaydıyla, 13. maddenin 12. fıkrası uyarınca çıkarılacak tebliğdeki formatı ve formattaki bilgileri dikkate alarak bir dâhili acil durum planı hazırlayıp / hazırlatıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderir.

Dahili acil durum planı, kaza öncesi alınacak tedbirler, kaza sırasında uygulanacak prosedürler ve kaza sonrasında yapılacak iyileştirme çalışmaları ile ilgili gerekli bütün kaynakların, ilgili kişi ve kuruluşları kapsayan anlaşma ve prosedürlerin yer aldığı detaylı bilgileri içeren yazılı bir belge olarak kuruluşta bulundurulmalıdır

Dahili Acil Durum Planı oluşturulurken aşağıdaki hususlar göz önüne alınmalıdır.

  • Yaşanabilecek kaza senaryolarının en olası sebepleri
  • Kazalarda olası risk miktarları (Fiziksel bütünlük kaybı durumunda tesisin teknolojik olarak mümkün müdahale süresi içinde sızacak kütle)
  • Tehlikeyi yaratan kazanın etkileri ve domino etkisi ile yeni kazalar yaratma durumu (Alev yüksekliği, yanma süresi, termal radyasyon etkileri, buharlaşma hızı, buhar bulutu patlaması olasılığı, buhar bulutunun veya yanma gazlarının toksik etkileri, vb)
  • Kaza durumunda müdahale teknikleri ve tesis tepkisi
  • Tesisin müdahale ekipmanları

İşletmeci, üç yılı aşmayan aralıklarla dâhili acil durum planını gözden geçirir, gerektiğinde revize eder, günceller, planı tatbik eder ve acil servis hizmetleri yürüten birimlerin yeterli düzeyde tatbikata katılmasını sağlamak için gerekli çalışmaları yapar

  1. Harici Acil Durum Planı

Kuruluş dışındaki kişileri ve çevreyi etkileyebilecek veya acil bir durum meydana geldiğinde kuruluş dışından acil servis hizmet birimlerinin hazır bulunmasını gerektirecek, işletmeci tarafından güvenlik raporunda belirtilen büyük kaza tehlikelerine dayanılarak,   İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri tarafından, Ek-4, Kısım 1 ve Kısım 3’te belirtilen bilgilerden az olmamak şartı ile 13 üncü maddenin 12. fıkrasında belirtilen tebliği dikkate alarak hazırlanan / hazırlatılan belgeye “Harici Acil Durum Planı” adı verilmektedir.

Üç yılı aşmayan aralıklarla, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, harici acil durum planını gözden geçirir ve gerektiğinde güncelleyerek, planın tatbikatını, işletmeci ve acil servis hizmetleri yürüten birimlerle işbirliği hâlinde yapar.

  1. Domino Etkisi

İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, güvenlik raporlarındaki bilgileri kullanarak, kuruluşların konumu ve bulundurduğu tehlikeli maddeler nedeniyle büyük kaza ihtimalinin veya sonuçlarının artabilecek olması durumunu dikkate alarak, kuruluş gruplarını tayin eder ve işletmecilerine aynı grup içindeki diğer kuruluşların isim ve adreslerini bildirir.

Yönetmeliğin 19. maddesi 1. fıkrası uyarınca tayin edilen bir gruptaki herhangi bir kuruluşun işletmecisi;

  1. a) Gruptaki diğer kuruluşların işletmecilerine büyük kaza önleme politika belgelerindeki, güvenlik yönetim sistemlerindeki, güvenlik raporlarındaki ve dâhili acil durum planlarındaki büyük bir kazanın oluşturacağı tüm tehlikelerin doğasının ve büyüklüğünün dikkate alınmasını sağlayacak şekilde uygun bilgi alışverişini sağlar.
  2. b) 14 üncü maddenin üçüncü fıkrası ve 17 nci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde kendi yükümlülüklerini yerine getirmeleri için diğer kuruluşların işletmecileriyle işbirliği yapar.
  3. Kamunun Bilgilendirilmesi

 

YÖNETMELİĞN 17. MADDESİ KAMUNUN BİLGİLENDİRİLMESİ ADINA AŞAĞIDA Kİ MADDELERİ İÇERMEKTEDİR;

(1) Güvenlik Raporu ile yükümlü kuruluşun işletmecisi, dâhili acil durum planının yeterli bulunduğunun tebliğ edilmesini müteakip otuz gün içinde kuruluşunda olması muhtemel kazalar, alınan güvenlik tedbirleri ve büyük bir kaza olması durumunda yapılması gerekenler hakkında, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından belirlenen etki alanı içinde yer alan tüm kişilere, kamu ve özel sektör kuruluşlarına en uygun yöntemleri kullanarak bilgi verir.

(2) İşletmeci birinci fıkrada belirtilen bilgiyi kamuya açık hale getirir.

(3) Birinci fıkrada belirtilen bilgi, Ek-5’te belirtilenlerden az olmamak şartı ile bu maddenin altıncı fıkrasında belirtilen rehber dikkate alınarak hazırlanır.

(4) İşletmeci, bu maddenin birinci fıkrası uyarınca istenen bilgiyi hazırlarken, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne ve uygun gördüğü diğer kişilere danışır. Bu bilginin doğruluğu, yeterliliği ve şeklinden işletmeci sorumludur.

(5) İşletmeci büyük bir kazaya neden olabilecek şekilde tehlikeli maddelerin niteliğinin veya miktarının, kuruluşun veya depolamanın değişmesi hâlinde veya bu durumlar oluşmasa dahi beş yılı aşmayan aralıklarla, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen bilgileri gözden geçirir ve gerekirse günceller.

(6) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kamunun bilgilendirilmesi hakkında rehber hazırlar.

  1. İdari tedbirler ve uygulanma usulleri ile yaptırımlar

Yönetmeliğn 23. Maddesi’ne göre;

  • Saha denetimlerinde Çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir hususun tespit edilmesi durumunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kuruluşta iş tamamen veya kısmen durdurulur.
  • Üst seviyeli bir kuruluşun güvenlik raporunun olmaması, incelenmek üzere gönderilmemesi veya yetersiz bulunması durumlarında kuruluşun tamamında iş durdurulur.
  • Yönetmelikte tanımlanan hususlara aykırılık halinde 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
  1. Kaza Riski Değerlendirme Metodolojisi (ARAMIS)                                                                                                                             

ARAMIS, Avrupa Birliği ülkelerinde hâlihazırda kullanılan risk değerlendirme yöntemlerinin güçlü yanlarını birleştirerek, yeni bir bütünleşik risk değerlendirme metodu oluşturmayı hedefleyen bir projedir.

ARAMIS projesi, üç ayrı ve bağımsız indeksten oluşan, bütünleşik bir risk indeksi tanımlanmasına olanak sağlamanın üzerine yoğunlaşır. İndeks 1, ilk kez tanımlanmış referans senaryolarının sonuç şiddetini ve etkisini değerlendirmektedir. İndeks 2, yarı kantitatif bir bakış açısıyla referans senaryonun gerçekleşme olasılığını dikkate alınmasına olanak sağlayan önleme yönetim etkinliğini değerlendirmektedir. İndeks 3, SEVESO kuruluşunun çevresinde yer alan potansiyel hedeflerin duyarlılığını değerlendirerek çevresel hassasiyeti tahmin etmektir.

PROJE, RİSK İNDEKSİNİN MANTIKSAL KURULUMUNU YANSITMAK AMACIYLA KURULMUŞ VE AŞAĞIDAKİ GİBİ MADDELER HALİNDE ÇALIŞMA PAKETLERİNE BÖLÜNMÜŞTÜR;

  • İlk hedef, “referans” kaza senaryolarını tanımlamak için bir yöntem geliştirmektir. Bu senaryolar, SEVESO II güvenlik raporunda kullanılacak, üzerinde anlaşmaya varılmış “gerçekçi” senaryolardır.

BU SENARYOLAR ETKİNLİKLERİNE GÖRE TESİSİN ÖNLEME VE HAFİFLETME ÖNLEMLERİNİ DE DİKKATE ALIRLAR.

  • İkinci hedef, üç ayrı indeksten oluşan bütünleşik bir risk indeksi kurmaktır. Bu üç indeks;
  • Kaza sonuç şiddetinin değerlendirilmesi,
  • Önleme yönetim etkinliği,
  • Çevresel hassasiyetin tahmin edilmesi.